Takip ettiğim bloglar arasında, hobi diye takı, kıyafet vs tasarlamaya başlayıp sonra işi ilerleten ve çok da başarılı olan blog yazarları var. İyi, güzel ama bir uğraşı hobi olmaktan çıkıp iş olmaya yönelince, o kadar da eğlenceli olmayan yönleriyle de uğraşmak gerekiyor. Sonra, "ölçek ekonomisi" diye bir kavram var. Eğer günde bir ürün satışı yapıyorsanız, bu her gün o ürünü kargoya vermek için onca yol tepmeniz gerektiği anlamına da gelir. O yolu bir ürün için de katedeceksiniz, on ürün için de. Yolda geçirdiğiniz zaman, ulaşım için yaptığınız masraf, bunların hepsi birer sabit maliyet. Bir yerine on ürüne bölündüğü zaman maliyetler ciddi ölçüde düşecek. Paketleme bir başka örnek mesela. On ürünü paketlemek için gerekli zaman, bir ürünü paketlemek için gerekli zamanın on katı olmayacak, daha kısa olacak. Sonuçta, her iş gibi bu işe de zaman ve emek harcamak lazım. Sabretmek, yılmamak lazım.
İşte ben bu düşünceler içindeyken,
New York Times'da Etsy üzerinden satış yaparak çok başarılı olan, hatta öyle ki düzenli işlerinden ayrılacak kadar iş yoğunluğuna ulaşan ve bu arada, yıllık 100 bin doların üstünde kazanç sağlayan kişileri konu eden bir
makaleye rastladım. İlginç bir yazı. Amerika'da özellikle ekonomik kriz dolayısıyla işlerinden olan kadınlar arasında etsy ve benzeri kanalları kullanarak evde iş yapan bir kitlenin ortaya çıktığını anlatıyor. Evet, etsy'den büyük para kazananlar var, mesela Yokoo Gibran bunlardan biri, ama düzenli işinde çalışırken sarfettiğinden çok daha fazla emek veriyormuş etsy'de sattığı ürünlerine. Ve yılda 140 bin dolardan fazla kazanıyormuş! Günde 13 saat örgü örüyormuş. Yazıdan çıkan bir önemli ders şu: Bu yeni ortamda sadece çalışmak yetmiyor. Tasarım, iletişim de çok önemli. Bloglarda, web sitelerinde ürünlerini tanıtmak, müşterilerle birebir temas, bunlar çok zaman ve efor isteyen şeyler ve aslında işin bir parçası olmalarına rağmen pek göze çarpmıyorlar. Yazıda sözü edilen bir karı-koca kendilerini öyle bir kaptırmışlar ki, sabah akşam, hobi diye başlayıp bütün hayatlarını kaplayan işlerini düşünüyorlarmış. Bıkkınlık ve bezginliğe düşmemek, kendini tüketmemek için arada bir mola vermek, özel hayatla iş arasındaki sınırı çizebilmek çok önemli. Öte yandan, herkes bu kadar başarılı olamıyor tabii. Etsy'ye karşı eleştiriler de yok değil. Bu eleştirilerden önemli bulduğum birisi, Etsy'nin aslında kadınlara bir hayal sunduğunu ileri sürüyor. Bu hayal, kadınların erkek-egemenliğindeki iş ortamlarından çıkmalarını ve ev ortamında el emekleriyle ürettiklerini satarak güzel bir hayata erişebileceklerini savunan feminist söylemin hayali.