Caroline Trentini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Caroline Trentini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2010 Salı

Roberto Cavalli'den kenarları kürklü, brokarlı kadife manto ihtişamı

Roberto Cavalli'nin leopar desenli elbisesi üstüne uzuun uzun konuştum. Cavalli bu sezon 40. yılını kutluyor ve kırkıncı yıla yaraşır şekilde, ihtişamlı, mutantan, gösterişli bir kolleksiyon hazırlamış. Nitekim Cavalli kolleksiyonundan çok sayıda parçanın moda editoryallerinde sıklıkla kullanıldığını görüyoruz.

İşte, Cavalli'den dikkat çekici bir başka parça, bordo-kırmızı ve altın sarısı renklerde brokarlı kadifeden, kenarları kürklü manto/kaban. Bu mantoyu Cavalli defilesinde favori mankenlerimizden Natasha Poly taşımış. Kürk detayların yaptığı yaban hayat çağrışımı yetmemiş, altına leopar desenli tayt ve yine leopar desenli bootielerle kombinlemiş Cavalli mantoyu. Mesajı almamazlık edemezsiniz: Cavalli kadını, bir leopar kadar yırtıcı, tuttuğunu koparan, kendinden emin ve tabii seksidir!

Aşağıda göreceğiz, Cavalli'nin bu kadife mantosunu bugünün en ünlü mankenlerinden giymeyen kalmamış nerdeyse... İşte, bu sefer Gisele Bundchen, Cavalli reklam kampanyasında her tarafı alevler içinde bıraktığı bir pozla boy gösteriyor.

Kadife kumaşın bordo-kırmızı arasındaki renginin aşağıdaki fotoğraflarda, farklı ışıklar altında nasıl değiştiğini göreceksiniz. Ama genel olarak rengin yanısıra brokarlı desenleri bana hep klasik tarz ev tekstilini, özellikle de perde ve yatak örtülerini hatırlatıyor.

Bu da, Londra'da Slone Street üzerindeki Cavalli mağazasının vitrinindeki 40. yıl düzenlemesi. Daha önce sözünü ettiğim leopar baskılı elbise/tulumu ve bu yazının konusu olan brokarlı kadife mantoyu vitrine yerleştirmeleri boşuna değil...


Birkaç gün önce, "Prada kolları kürklü kaban" yazımda da belirttiğim gibi, defilelerden sonra sonbahar-kış sezonu dergilerde özellikle Eylül sayılarıyla açılıyor. İşte, bizim Cavalli manto Marie Claire İspanya'nın Eylül kapağında, Lyoka Tyagnerava'nın üstünde. Kapağa çıkarılan başlık "Folk&Sexy&Camel", "folk" ile "etnik" esintilerin kastedildiğini düşünecek olursak eh, işte bu manto pekala "etnik" ve "seksi" kategorilerine giriyor diyebiliriz. Lyoka'nın eli belinde, kaşları çatık, haşin pozu, Cavalli kadınını hafife almaya yeltenecek erkeklere verilmiş peşin bir ültimatom adeta! Bu kapak fotoğrafında mantonun vaşak kürkünden kenar ve yakası iyice dikkat çekiyor. Cavalli'nin dehası, brokarlı kadife kumaşın renk ve desenleri ile vaşak kürkünün renk ve desenleri arasında ilk bakışta kakofoni yaratacakmış gibi görünen farklılıktan müthiş bir ahenk yakalamasında...

Yukarıda derginin kapağındaki "Folk, Sexy, Camel" başlığından söz ederken dikkatimi çekmemişti, ama bu karede net bir şekilde görünüyor ki, arka plan olarak seçilen çorak bozkır, camel rengi yansıtıyor. Bu canlı renk ve desenlere sahip mantonun bozkırla ve hatta camel rengiyle bile uyum sağlayabilmesi dikkat çekici!

Bir başka Vogue Eylül sayısı. Bu sefer İtalya. Iris Struberger (bu soyadında "t" ve "r"lerin yerini doğru yazmayı öğrenmem amma vakit aldı!) romantik bir pozla, sisli-puslu bir karede... Cavalli kadınının da hislerine mağlup olduğu anlar olabilir, hatta (nerdeyse imkansız ama!) Cavalli kadınının da kendini güçsüz, yorgun, zayıf hissettiği anlar olabilir. Ama yine de Cavalli kadınına yaklaşırken dikkatli olmakta fayda var!

Suzie Bird, Harpers Bazaar İspanya Eylül sayısında yer almış bu fotoğrafla. İspanyol stilistler Cavalli'yi amma da sevmişler, değil mi!

İşte, bir ay ilerleyip Kasım ayına geliyoruz, Vogue İspanya, kapağına eşlik eden bir gösterişli editoryalde yine kullanmış Cavalli mantoyu. Mankenler arasında Caroline Trentini ve Iselin Steiro gibi benim yakından takip ettiğim süpermodeller de var, ama yukarıdaki karede Cavalli mantonun hangi güzelin üstünde olduğu sorusunu bir türlü cevaplayamadım!

Bu editoryalin ve kapak fotoğrafının çekimlerini gösteren çok hoş bir video yayınlamış Vogue İspanya. Artık youtube yasağımız da kalktığına göre, youtube'dan ısrarla izleyiniz!



Videonun başında altyazı olarak çıkan tarihe dikkat ettiniz mi? 20 Temmuz 2010, New York! Düşünün, Kasım sayısı için çekimler taa Temmuz ayında yapılıyor...

Bu editoryalden cıvıl cıvıl bir başka kareyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Caroline Trentini çok sevimli, çok şeker, değil mi! Sağ başta Kasia Strauss'un kıvır kıvır kızıl saçları ve üstündeki kabarık gümüş tilki kürkü de çok hoş.

Sasha Pivovarova Vogue Japonya Kasım sayısına vermiş bu pozu, ama verirken de kendinden geçmiş! Erotizm dozu tavan yapmış! Ben bir Cavalli müşterisi olsam, bir Cavalli butiğine elimde Vogue Japonya'yla gider, satış danışmanlarına fotoğrafı gösterir, kibarca, "Mantoyu kabine götürüp soyunduktan sonra, acaba aynı etkiyi bende de bırakacak mı diye deneyebilir miyim?" diye sorardım... Merak işte:)


Yazıda dergi turuna Eylül sayılarıyla başladım, ama Vogue ABD Ağustos sayısında, Caroline Trentini'nin de yer aldığı çok güzel bir editoryalde de kullanılmıştı bu manto. Blogun takipçileri nasıl iflah olmaz bir Caroline Trentini hayranı olduğumu iyi bilirler, o halde bu yazıyı Caroline'la, onun Christina Krause ile birlikte yer aldığı yukarıdaki, bir yağlı boya tablo asaletindeki karesiyle bitirelim.

11 Aralık 2009 Cuma

Süpermodel Caroline Trentini ve kürkler -2-

Eh, madem Caroline Trentini'ye başladık, yarım bırakmayalım. Aslında bir yazı dizisine başlarken, daha ikinci bölüm hazır değilken -1- diye başlık atmayı sevmem. "Birinci Geleneksel Bahar Şenliği" lafı gibi garipserim. Bir şeye bir demek için ikincisinin de olmasına gerek yok mu? Neyse ki, görsellerim hazır bekliyordu.

İlk yazıya başlarken, Caroline'ın en önemli özelliğinin çocuksu saflık taşıyan güzelliği olduğunu belirtmiştim. Aşağıdaki fotoğraflar onun bu yönünü tüm sevimliliği (ve hatta çıplaklığıyla) yansıtıyor. En soldaki iki fotoğraf Michael Kors 2004 defilesinden. Bluzu ve üstündeki V yaka süveteriyle ne kadar sevimli!Saç rengi de bir harika bu karede. Yüzünde hafif çiller var galiba. Üçüncü fotoğrafta Caroline'ın elinde bir kürk "muff" var. Bu "muff"lar hem bir el ısıtıcısı olarak hem de çanta olarak kullanılabiliyorlar. Burada Caroline'ı belli belirsiz dudak makyajı hariç neredeyse hiç makyajı olmadan, sadeliğin ötesinde artık basit diyebileceğimiz bir elbise içinde görüyoruz. Belki de tasarımcı, onun duru güzelliğini ön plana çıkarmak istemiştir, bilemiyorum. Son iki karede ise 1960ları çağrıştıran teklifsiz bir poz ve saç şekliyle görüyoruz onu. Nicolas Ghesquiere'nin Balenciaga için hazırladığı bu kürk yakalı ceket rengi, dokusu ve kesimiyle beğenimi kazandı.


1 2 3
4 5

Sırada, Vogue Amerika'nın Ekim 2004 sayısında yer alan bir editoryal çalışmadan dört resim var. Beşinci resim, Vogue Amerika'nın Temmuz 2005 sayısında çıkmış. Bu beşli arasında benim en çok dikkatimi çekeni dördüncüsü, yani gümüş tilki kürkü şapka. İkinci karede vizon kürk şeritleri olan mor ceket ilginç, ama çantayı da gözden kaçırmamak lazım. Üçüncü karede Caroline içi kuzu kürklü deri kabanıyla çok doğal bir görüntü çiziyor, uçları sarı üstü koyu kumral saçlarını beğenip beğenmemekte kararsız kaldım. En sondaki haki renkli askeri tarz manto editörlere Doktor Jivago'yu çağrıştırmış. Kürk yaka, manşet ve kenarlar abartılı ama mantonun rengiyle de çok uyumlu duruyorlar.

1 2 3
4 5


Son olarak sizlere Escada'nın 2005 sonbahar kış reklam kampanyasından üç gözalıcı grup fotoğrafını sunmak istiyorum. Böyle üç fotoğrafı yan yana koyunca, sayfanın bir ucundan diğerine bir süpermodeller geçidi gibi oldu:) Caroline, üçüncü resimde giydiği elbisenin şarabi rengi ve harika saçlarıyla beni benden aldı, ama itiraf etmeliyim ki bu reklam fotoğraflarında en beğendiğim model Julia Stegner. Son resimde gümüş tilki kürk yakalı elbisesi ve siyah çantası ve provokatif pozu dikkat çekiyor ama eğer moda ve estetikten konuşuyorsak, ilk resimdeki pembe elbisesinin muhteşem olduğunu kabul etmeliyim. Yani diyeceğim o ki, kürk meraklısı olabilirim, ama bu gördüğüm güzelliğin hakkını teslim etmemi engellemez!

1 2
3

Elimde hala Caroline Trentini görselleri var, bu da demektir ki bu yazının üçüncü bölümü yakında pişer. Israrla isteyiniz...

8 Aralık 2009 Salı

Süpermodel Caroline Trentini ve kürkler -1-

Yeni kuşak süpermodellerden Caroline Trentini'nin defilelerde ve moda dergilerindeki editoryallerde sergilediği kürklerden söz etmek istiyorum bu yazıda. Önce, eğer siz de benim gibi modelleri adlarından çok resimleriyle hatırlayanlardansanız(!), Caroline Trentini kimmiş, hemen hep birlikte Victoria's Secret defilelerinden bir hatırlayalım:)

Bu 2006 defilesindendi. Aşağıdaki ise 2009'dan. Geçen üç yılda Caroline'ın ifadesi daha bir oturmuş, daha bir olgunlaşmış sanırım (Evet, kızın yüzüne bakıyorum, yoksa inanmıyor musunuz?!)


1987 doğumlu Caroline Trentini, Brezilya'da 40 bin nüfuslu bir kentte doğmuş ve büyümüş. Gisele Bundchen'i keşfeden "kelle avcısı" tarafından keşfedildiğinde daha 13 yaşındaymış. Caroline'ın alameti farikası ne diye soracak olursanız, çocuksu saflığını kaybetmemiş güzelliği derim.

Şimdi, madem bu günlerde Sonia Rykel'in H&M için hazırladığı kolleksiyon gündemde, Caroline Trentini turumuza Rykel'in 2004 sonbahar kış defilesinde taşıdığı harika elbise ve kürkle başlayalım. (Resme tıkladığınızda büyüyüyor tabii, ama bu resim epey büyüyor çünkü tam ebatları 1280x2030 piksel ve 613 KB, hatırlatayım).


Elbisenin güzelliğine, modelin zarafetine bakar mısınız! Sonia Rykiel'in kızıl saçlarını hatırlatan çiçekler yeşil elbiseye ne de uymuş! Tabii Caroline'ın yeşil gözlerinin de bu kıyafet için seçilmesinde önemli bir rolü olduğunu anlıyoruz. Tabii bu elbiseyi taşımak için mükemmel vücut ölçülerine sahip olmak lazım o ayrı. Elbiseye yakından bakınca, aslında parlak yeşil renk saten kumaştan askılı gecelik tarzında bir alt ve üstünde tülden bir elbise olduğunu görüyoruz. Caroline'ın elinde taşıdığı yeşile boyanmış bir mavi tilki kürkü, orası tamam da, bolero tarzı kısa bir ceket mi yoksa bir etol mü tam emin olamadım.

Bir sonraki kıyafette yine Caroline'ı işlemeli yeşil renkli bir manto içinde görüyoruz. Yakası siyah kürklü bu manto kadife kumaştan mıdır, yoksa kürk müdür, anlayamadım. Böyle kürk olur mu diyorsanız, son 15-20 yılda kürk teknolojisi çok gelişti, "sheared" tekniği ile uzun muhafız tüyleri (guard fur) alınarak daha kısa tüylü ama çok yumuşak kürkler elde edilebiliyor. Ayağındaki bot/çizmelerle ilgili ben bir yorum yapamıyorum, varsa sizin bir yorumunuz, aşağıdaki yorumlar bölümüne bekleriz...


Samur yakalı işlemeli bir başka manto görüyoruz aşağıda. İşlemelerdeki parlak simler, hem Caroline'ın yeşil gözleriyle hem de saçlarıyla uyum içinde.


Yukarıdaki resim hangi tasarımcının hangi yılki kolleksiyonundan, bulamadım, ama işlemelerin tarzına çok uyan bir fotoğraf var sırada. Roberti Cavalli defilesinde dört manken bir arada. Caroline Trentini'nin üstünde kürk yok, ancak sol ve sağ baştaki mankenler, çinçilya yaka ve manşetle süslenmiş, harika işlemelerle bezenmiş mantolar giyiyorlar. Yine büyük boyutlu (680 KB) bir resim, hatırlatıyorum.


Caroline Trentini ve kürkleri konu alan sunumun bu noktasında artık, en beğendiğim iki kürkü tanıtmanın vakti geldi. İlki, Michael Kors'un 2005 sonbahar kış defilesinde taşıdığı Arktik tilki kürkü manto. İlk fotoğrafta Caroline'ın hafif yan dönerek kameralara verdiği pozda mantonun eteğine doğru nasıl hiçbir pot yapmadan dökümlendiğine ve hareket kazandığına dikkat edin. Kürkün rengi bir harika, yakası Caroline'ın yüzünü mükemmel bir çerçeve içine alıyor ve yüzünün tüm güzelliğini ortaya çıkarıyor. Elbise de kürke mükemmel uyan rengi, tülleriyle çok güzel.


Aynı defileden aynı kıyafetten bir başka fotoğraf daha. Bu ikinci fotoğrafın küçük göründüğüne bakmayın, tıklayınca kocaman olacaktır, ama bağlantınız kotalıysa, yaklaşık 1 MB'ını (tam olarak 925KB) yiyeceğini şimdiden hatırlatayım!




Aşağıdaki fotoğrafta ise Caroline'ın ayakkabılarını yakından görüyorsunuz. Bilirsiniz, biz erkekler kadınların ayakkabı çılgınlıklarından pek anlamayız, ama bu, ayakkabılara zoom yaparak sizlerin gönlünü fethetmeyi bilmediğimiz anlamına gelmiyor!

Aşağıdaki kızıl tilki manto, Emanuel Ungaro 2006-2007 defilesinden. Kızıl tilki benim en sevdiğim kürklerdendir ve bu manto da kırmızıdan sarıya, kahveden beyaza renk skalasını baştan aşağı kat ediyor. Eskiden kürklerle ilgili, "Saç renginize yakın renkte kürk giymeyin" diye bir uyarı vardı; bu fotoğraf böyle bir uyarıya hiç gerek olmadığının canlı kanıtı adeta. Uzaktan bakınca siyah elbise kürk mantoyu öne çıkaracak düz bir arkaplan sunuyor diye düşünebilirsiniz, ama yakından bakınca elbisenin de çok hoş bir deseni ve ilginç bir kesimi olduğunu göreceksiniz.




Bu iki harika tilki kürkü mantoyla Caroline Trentini hakkındaki bu yazıyı noktalamak istiyorum. Daha elimde sizlerle paylaşmak istediğim çok Caroline Trentini fotoğrafı var. Ayrıca, bu yazı boyunca saçları hakkında neredeyse hiç yorum yapmadığımın farkındayım, ama kestane-karamel paradigmasının dışına çıkınca benim saç bilgim tükeniverdi!